27 Ocak 2017 Cuma

Moon Lovers/Scarlet Heart:Ryeo Dizi Yorumu




2016 favorilerime başlamadan giren bir diziydi Moon Lovers.Beklentim de yüksekti haliyle.Birkaç eksik gözüme çarpsa da genel olarak beklentilerimi karşıladı diyebilirim.

Dizi yorumunu bu kadar geciktirdiğim için hepinizden özür diliyorum.Başta eş zamanlı olarak izliyordum ama sonradan yarısında bırakmak zorunda kaldım.Geçenlerde yeniden başladım ve sonunda yorumumu sizlere ulaştırabiliyorum.O yüzden şuan bir hayli mutluyum.


Oyuncular


Lee Jun Ki-Wang So/Gwangjoon




IU-Hae Soo/Go Ha Jin




Kang Ha Neul-Wang Wook

moon lovers wang wook ile ilgili görsel sonucu




Hong Jong Hyun-Wang Yo



moon lovers wang yo ile ilgili görsel sonucu


Baekhyun-Wang Hyun

moon lovers wang wook ile ilgili görsel sonucu



Nam Joo Hyuk-Baek A




Ji Soo-Wang Jung

wang jung moon lovers ile ilgili görsel sonucu


Yoon Soon Woo-Wang Won

wang won moon lovers ile ilgili görsel sonucu


Artı olarak Girls Generation'dan Seohyun da vardı.Dizi bir bakıma idoller geçitine dönüştürülmüş desek çok da yanlış olmaz.

Dizinin Konusu:21.yy'da yaşayan IU,güneş tutulması sırasında bir şekilde kendini Goryeo döneminde bulur.Goryeo dönemindeki prensler ve Wang So ile olan ilişkisi dizinin ana konusudur.



Dizi hakkındaki yorumlarım;

  • Her prens ayrı bir ısırmalıktı yaa...50 bölümlük dizilerdeki gibi hepsi kasıntı kasıntı dolaşsaydı,o zaman gerçekten sıkılabilirdim.
  • Geçmiş-gelecek teferruatı güzeldi.Aynı zamanda klasik tarihi Kore dizilerinden ayıran en belirleyici faktördü.
  • IU'nun prenslere arkadaşı gibi davranması,binlerce yıl geriye gittiği zamana kolayca ayak uydurması,Leydi Hae'yi hemen ablası benimsemesi,geçmişte kalan ailesine hiç özlem duymaması saçmalardan seçmelerdi
  • Duymuşsunuzdur belki ama ben gene de hatırlatayım.Dizinin kurgusu başındaki yazıda da belirttiği üzere tarihten ilham alınarak kurgulanmış.Baş karakter Wang So gerçek tarihte kardeşlerini katlediyor.Ama unutmayın ki bizler tarihi her zaman bir veya iki kişinin bakış açısıyla görür ve dinleriz.Bu yüzden imparatorlar hakkında ''Kardeşini katletti!'' ya da ''Çok acımasızdı!'' gibi yorumlar daima subjektiftir.Kardeş katlini vicdanı olarak hoş bir şey olarak göremesek de devletin huzuru ve güvenliği için bu gereklidir.Bir imparator hem kardeşleriyle huzur içinde geçinip hem de ülkeyi yönetemez.Çünkü her veliaht hakkı olan imparatorluk tahtına kendisinin oturması gerektiğini düşünecektir.Dünyaya gelme gayeleri budur çünkü. 
  • Gwangjong yani Wang So'ya hayat verilen başka bir dizi daha var:Shine or Go Crazy.Zamanında reytinglerinin baya yüksek olduğunu anımsıyorum (yanlışım varsa düzeltin lütfen).Bu dizide olayların akışı biraz daha farklı ilerliyor.Mesela prensimizin yüzünde yara izi yok fakat gene de lanetli olarak nitelendiriliyor.Yani bu diziyi izleyenlerin Moon Lovers'ı kolayca benimseyeceklerini düşünmüyorum..
  • Dizide en çok hoşuma giden replik şuydu: ''Sevginin aksi nefret etmek değilmiş,terk etmekmiş.''
  • IU'nun karakteri olan Hae Soo'ya başta pek ısınamadım.Fazla itici bir görüntü çizdi gözümde.Fakat sonradan onun için hüngür hüngür ağladığım gerçeğini de kabullenmeliyim.
  • Dizide çarpık ilişkiler üst düzeydeydi.Biri gider karısının kuzeniyle evlenmek ister,diğeri üvey kardeşiyle baş göz edilir.Tarihi bir dizi olduğundan çok takılmadım ama ''Yuh ya!'' demekten de kendimi alamadım.
  • İşlenen aşk saf diyebileceğim türden değildi.Sevgiden öteye geçen kibir ve gurur dizinin ana etmenleriydi.
  • Giysiler ne kadar tarihi  zamana uydurulmaya çalışılsa da göze batan yanları çoktu.O giysiyi getirip şu zamanda ünlü bir modacı tasarladı diye sergilesen kapış kapış giderdi.
  • Lee Jun Ki'nin oyunculuğu zirvedeydi zaten.Ona ek olarak ilk defa izlediğim Baekhyun'u çok beğendim.IU'yu en son Dream High'da izlemiştim.O zamandan bu yana tekamül etmeyi başarmış.
  • Final kısmı dizinin en can alıcı noktasıydı.Özellikle Kore dizilerinin finallerinin her seferinde nasıl özene bezene batırıldığını düşünürsek,final bölümü büyük bir çabayla hazırlanmıştı.
  • Senaryo çok sorunlu değildi ama eksik bulduğum birkaç küçük şey vardı.Özellikle sonlara doğru bazı olaylar hep aynı noktada dönüp durduğu için sıkılabilirsiniz.Buna rağmen izlemezseniz de sizin için büyük bir kayıp olacağını düşünüyorum.Benim tavsiyem en azından bir göz atıp küçük de olsa bir fikir edinmeniz.
  • Dizinin en beğendiğim Ost'u Lee Hi ve Epik High işbirliğinden oluşan Can You Hear My Heart idi.Dinlemek isteyenler buyrun aşağıya:




Not:Bu bölümden sonrası spoiler içerir!


  • IU'nun Baekhyun'u tekme tokat dövdükten sonra Baekhyun'un 'Bunu bana yapan ilk kişisin.' lafına güleyim mi ağlayayım mı bilemedim.
  • IU'nun yardımcısı Chae Ryung karakteri sanki kızın hizmetçisi değil de arkadaşı gibiydi.IU'nun sonradan gelişen samimi hallerinden sonra öyle olmaları mantıklı olurdu ama IU'yu bulduğu ilk andan itibaren öyleymiş gibi davranması akla mantığa uygun değildi.Ne kadar kabul etmek istemesek de o dönemde belli bir hiyerarşi gruplanması var.Bu çerçeveye çok aykırı gidildiğini düşünüyorum.
  • Çok fazla makyaj malzemesi bilmediğim için karşılaştırma yapamıyorum ama zamana uydurulmaya çalışılan malzemeler gözümüzde çok hoş bir görüntü çizdi.
  • IU'nun sabun yapabilmesi de güzel bir ayrıntıydı.
  • Lee Jun Ki'nin annesine bu kadar bağlılık göstermesi beni gerçekten etkiledi.Hem de onca aşağılamalara rağmen.
  • Lee Jun Ki'nin zehir içtiği ve Veliaht Prens'in öldüğü sahne beni en çok etkileyen iki sahneydi.
  • Wook ve So ile ilerleyen yolun Jung ile sona ermesi tam bir fiyaskoydu.Buna rağmen diğerlerinin yapamadığını Jung yaptığı için bir parça rahat hissettirdi diyebilirim.

Dizi kadrosuyla,senaryosuyla tam bir başyapıttı.2016'nın hatta son üç yılın enleri arasında yer edinmeyi başardı.Diğer tarihi Kore dizilerimizin de aynı başarıları yakalaması dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder