10 Temmuz 2016 Pazar

Tanıyalım:Yoon Eun Hye


Bugün,ünü dünyaya yayılmış,oynadığı dizileriyle kalbimizi fethetmiş güzel oyuncu Yoon Eun Hye'den bahsedeceğiz...


  • Yoon Eun Hye G-Dragon ile birlikte Güney Kore'nin moda ikonu olarak biliniyor;


  • Üniversite eğitimini turizm üzerine alan güzel oyuncu 2006 yılında oynadığı dizisiyle şov dünyasına ilk adımını atmış oldu.(Nonstop 6)
  • Aktrisimizin şuan ki yaşı 32,burcu ise terazi.
  • 1999 yılında 'Baby Vox' adlı bir kız grubunun üyesiydi.2005'te grubun dağılmasıyla Yoon Eun Hye gruptan ayrıldı ve oyunculuk kariyerine devam etti.2005'teki Yoon Eun Hye'yi merak edenlere;

  • 2006'da Kim Joong Kook'un Saying I Love You şarkısının klibinde oynadı.
  • 2006 yılında rol aldığı 'Goong' dizisiyle kendini birçok kesime sevdirdi ve bu dizi o yılın en çok izlenen dizisi haline geldi.(G-Dragon'un o zamanlar en sevdiği diziymiş)
  • Running Man'in üyelerinden Kim Joong Kook'un yegane aşkı olarak da biliniyor.
  • 2010'da ise 2PM'in Tic Toc adlı şarkının klibinde rol oynadı.
  • Mektup yazmak,Yoon Eun Hye'nin en çok sevdiği aktivitelerden bir tanesi.
  • Lee Min Ho'nun 2010 yılındaki dizisi 'Personal Taste'ye konuk oyuncu olarak katıldı.
  • Aktrisimiz güzel olduğu kadar iyi bir kalbe de sahip.Oyuncu bugüne kadar birçok hayır işinde bulunmuş ve yüklü miktarda bağışlar yapmıştır.
  • 2012'de oynadığı I Miss You dizisiyle bütün ödülleri silip süpürmeyi başardı.
  • Aynı yıl içinde 'The Knitting' adlı kısa filmin yönetmenliğini yaptı.
  • Oyuncunun bilinen en ünlü dizileri;Goong (2006),Coffee Prince (2007),My Fair Lady (2009),Lie To Me (2011),I Miss You (2012),Marry Him If You Dare (2013)'dür.
  • Yoon Eun Hye lanet olarak gördüğü bir özelliğini şöyle dile getirmiştir:'Başrolü paylaştığım erkek oyuncular,benimle çalıştıktan hemen sonra orduya katılıyor.'
  • Yoon Eun Hye şu ana kadar toplam 25 reklam filminde oynamıştır.
  • 2014 yılında 'Chronicle of a Blood Merchant' filminde Ha Ji Won'un yanında yardımcı başrolü oynamıştır.Film için geçirdiği evrim ise inanılmaz;
  • Oyuncunun rol aldığı en son yapım 2016 yılındaki 'After Love' adlı filmdir.(Park Shi Hoo ile beraber)
afiş bana Aynı Yıldızın Altında filminin afişini anımsattı

  • Yoon Eun Hye aynı zamanda vücuduyla göz dolduran seksi bir model;







Sizin Yoon Eun Hye hakkındaki düşünceleriniz neler?

Not:Bazı fotoğraflar yeppuda! 'dan alıntıdır.

Zirveye Tırmanan Trt1 Dizileri


Trt 1 yayına koyduğu dizileriyle son üç yılın en büyük yükselişini gösterdi.Özellikle tarihi dizileriyle.Başta Diriliş olmak üzere Filinta,Sevda Kuşun Kanadında ve daha nicesi.Tarihi dizilerin yanında komedi türündeki dizileriyle ön plana çıkıyor Trt 1.Kore dizisi 'What Happens to My Family'den uyarlama Baba Candır,reytingleri tavan yapmış komedi türünün en önemli dizisi.

Dizi oyuncuları bir Beren Saat ya da Burak Özçivit olmasa da,gene de hatırı sayılır kişiler.Yüzünü görmediğim oyuncuların bile başrolde görmüşlüğüm var ama.Oyunculardaki potansiyeli erken mi fark ediyorlar ne yapıyorlar bilmiyorum.Ünlü oyuncuları dizilerde oynatmak reytingler için en büyük koz olsa da bu bile yetmeyebiliyor bazen.Trt 1 bunu başardı.Bana göre Trt 1'in en büyük artısı kaliteli bir senarist kadrosuna sahip olması.

Dizileri bu kadar izlenesi yapan diğer bir faktör devam ettirilemeyen kurgunun gereksiz şekilde uzatılmaması.Bölümleri aşırılaştırılmış ve sıkıcılaşmış hiçbir Trt dizisine rastlamadım.En azından Fox dizileri gibi değil.Örneğin bizi illalah ettiren ve 'Bitsin artık!' dediğimiz Kiraz Mevsimi.Ya da ana olaydan tamamen saptırılmış,bütün oyuncuları birbirine aşık olacak kadar vakit geçirmiş O Hayat Benim.Geçenlerde rastladım,sezon finali diye fragmanı yayınlandı.Ne diyelim,daha nice sezon finallerine (!) inşallah.

Bence Trt 1 dizi kurgularını bu şekilde devam ettirmeyi başarabilirse,ünlü oyuncuları da kadrosuna katıp daha iyilerini başarabilir.


9 Temmuz 2016 Cumartesi

Mersin/Susankent'e Yolculuk

Bayram tatilinde Mersin'de Susankent adlı bir tatil köyüne gittik.O kadar ferah bir tatil köyüydü ki.Çok fazla insan yok,internet yok (bazen bu durum yüzünden sıkıntı çekmiş olabilirim :),sadece siz ve sevdikleriniz var.Sevdiklerim demişken bu tatile babamgili ekerek geldim aslında (hiçbir vicdan azabı duymaksızın).Dayımgil çok ısrar etti,ben de biraz kafam dağılsın bari,dedim.İyi ki gelmişim.

Dayım sürekli söylendi durdu:'Niye girmiyorsun denize,o kadar yolu boşa mı geldin...' falan diye.Kimseyi inandıramıyorum denizi sevmediğimi.Yanlış.Denizi severim.Sadece denizle haşır neşir olmayı sevmiyorum.İlk gün o hatayı yapıp denize girdim ve saniyesinde pişman oldum.Tuzlu su o kadar ağırdı ki (sanki değişecekmiş gibi) gözlerim sanki bir alev huzmesi tarafından tutuşturulmuştu.Oraya buraya giren kumlardan söz etmiyorum bile.Şezlonga uzanıp kitabımı okumak en güzeliydi bana göre.İnsanların şu bakışlarını da görmezden geldim haliyle:''Denize gelmiş kitap okuyor,hahaha!''


Denize giden yol manzaramız:




İsmini duyduğum fakat kendisini hiç görmediğim bir çiçek:Zakkum




Cennet-Cehenneme gittik.Toplam 452 basamak,bunu gidiş dönüş hesapla toplam 904 basamak.Keşke yolun yarısında pes etseydik...


fotoğraf içten bir görünüm


Bayram kahvaltısını yengemin kardeşi ve diğer aile üyeleriyle yaptık.Kahvaltıyı yapması güzel fakat bulaşığını yıkamak (elde) o kadar da güzel değildi.Sevda Ablagilde klima olmayınca,sırtımızdan oluk oluk terler akarken yıkadık bulaşıkları.

Kaldığımız evi 4 günlüğüne tuttuk.Günlüğü 150 liraydı.Elektiriği-suyuyla birlikte 700 liraya mal oldu.Fakat daha fazla bile olsa değerdi.Yıllardır görmediğim o serin maviliğe yeniden kavuşmak tarifi imkansız bir duygu...Her dalga sesi dünyanın en güzel melodisi kumlar ise onlara eşlik eden müzik aletleriydi sanki...

Bir yaz ayınıda geçirdik,iyisiyle kötüsüyle.Deniziyle,kumuyla,insanıyla güzel Susankent'im,umarım seneye de güzelce ağırlarsın bizleri.


8 Temmuz 2016 Cuma

Yabancı Arkadaş Trafiği


İnterpals sayesinde edindiğim birçok yabancı arkadaşım oldu.Bazılarıyla başta çok güzel sohbetler etsek de,sonradan sapıtmaya başlayanı da bir hayli fazlaydı.

Polonyalı bir arkadaşım vardı.Uzun süre konuştuk birbirimizle.Bir süre sonra sürekli aynı şeyleri sormaya devam etti:'Erkek arkadaşın var mı?Neden yok?Olmasını istemez misin'.'Yok,ben bu aralar bir ilişki istemiyorum.'diyorum.'Senin için iyi olmaz mı,Yalnız hisset miyor musun?' Bunun niyetini anladım ben fakat bozuntuya vermedim.Bir gün mesaj atmış:'Senden çok hoşlanıyorum,seni görmek istiyorum,lütfen benimle birlikte ol.' Yav kardeş,sen beni ne kadar zamandır tanıyorsun da seviyorsun?

Bir ara konuşurken birbirimize adreslerimizi vermiştik.Hani olur da bir hediye falan göndeririz diye.Adam iyice çığrından çıktı.Bana dünyanın öbür ucundan her ay hediye göndermeye başladı.Ben de engelledim.Benim çok sevdiğim bir abim TNT'de çalışıyor.'SeRa,seninki pes etmiyor valla.Geriye gönderdiğimiz hediyelerin haddi hesabı yok.' dedi.

Bir süre göndermedi,dedim kurtulduk.Derken geçenlerde gene göndermiş.Umarım bu son olur.Bakarsınız bir Polonyalı ile evlenirim :)

Başta çok güzel geliyordu birçok yabancı arkadaşımın olması.Fakat şu yaşadığım olaylar beni ister istemez daha temkinli biri olmaya itti.

Anlatmak istediğim şu;yabancı arkadaşlar edinmek,onların kültürlerini öğrenmek istiyoruz.Özellikle Kore dizileri izleyenlerde bu istek daha aşırı bir hal alıyor.Ancak yabancı arkadaşlar edinirken dikkatli olmakta fayda var.Benim tavsiyem,çok ama çok sevdiğiniz birkaç arkadaşınızla samimiyeti ilerletin.Mümkünse adresinizi de kolay kolay vermeyin :)

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Sahuru mu Özleyeceğiz?


Bir Ramazan'ın da sonunu getirdik Allah'ın izniyle.Sonunu getirdik derken yanlış anlaşılmasın,hayırlısı ile sonunu getirdik anlamın da söylüyorum.İlk birkaç gün haliyle zor geçti,alışmaya çalıştık sonra 'Amannn!Ne tutacağım!' dedik.Daha sonra pişman olup Allah'tan af diledik.

Ramazan'da bize en zor gelen şey sahura kalkmaktı.Özellikle ilk zamanlar.Gözümüz bi' Doktorlar'ı aramadı değil o zamanlar.Klasik düzenimizden sıyrılıp yeni bir düzen yaratmaya çalıştık(her Ramazan olduğu gibi).Başlarda gece yatıp sahura kalkmaya çalıştık,o gözleri mahmur halimizle ne kadar tıkınabilirsek tıkındık.

Sahura kalkmak ne kadar zorsa,o uykulu halimizle sofrayı toplamak daha da zordu.Tıka basa doyup üstüne de susamayayım diye litrelerce su içince,toplamayı geç insanın hareket edesi bile gelmiyordu.

3-4 gün sonra eski Ramazan düzeni oluştu tabii.Bu vakitten sonrasını 'dizi time' olarak adlandırdık ve sabahın ilk ışıklarına kadar dizilerimizi izledik.Haliyle öğlen 1-2 'de uyanırdık.Mutfağa gitmek bir zulümdü artık.Aslında bütün evin odalarına girip çıkmak bir zulümdü.Bu vesileyle uyandığımız anda dizimize kaldığımız yerden devam ettik.

Biz de gelenektir.Ramazan'a girdiğimizde mutlaka 3-4 gün internet kesilir.Ben alıştım tabii bu düzene.O 3-4 gün boyunca NtvSpor'a sarar,Türkiye'nin hangi branşta kaç tane hazırlık maçı,kaç tane turnuva maçı var,hepsini hatim ederdim.O yetmez,gece yayınlanan tekrarlarını da izlerdim (ya kaçırdığım bir yer varsa?).

Bir Ramazan'da böyle geçti gitti.Seneye tutabileceğimizin garantisi yok ancak nice Ya Şehr-i Ramazanlar'a inşallah...




3 Temmuz 2016 Pazar

Tanıyalım:Jang Geuk Suk




K-Drama'nın ünlü aktörü Jang Geuk Suk ile karşınızdayız.İlk kez You Are Beautiful dizisinde izlediğim ve hemen aşık olduğum mükemmel bir aktör :) İsterseniz aktörümüzü yavaştan tanımaya başlayalım;



  • Jang Geuk Suk 6 yaşında modellik kariyerine başladı.4 yıl sonra ise oynayacağı birçok diziden ilkine adım atmış oldu.
  • İlk oynadığı dizi 1997'de çekilen bir diziydi (Geuk Suk daha 10 yaşındaydı)
  • Asya'nın prensi olarak bilinen aktörümüz şuan 29 yaşında.
  • Oynadığı toplam dizilerin sayısı 23,filmlerin sayısı 11'dir.
  • Asıl başarısını You Are Beautiful dizisiyle yakalayan ünlü aktör,en son bu yıl içinde çektiği 'Daebak' dizisiyle biliniyor.
  • Yemek yapmakla arası çok iyi olan aktörün çıkardığı bir yemek kitabı bile var!
  • 'Bir Kız İçin Aptala Dönebilecek Aktörler' oylamasında birinci seçilmiştir.(ikinci Lee Joong Gi)
  • You Are Beautiful dizisinden sonra çektiği Mary Stayed Out All Night dizisiyle birçok ödülü silip süpürmeyi başardı.
  • 2011 yılında Tayvan'da en çok aranan Koreli olarak Yahoo! tarafından ödüle layık görüldü.
  • 2012 yılında Japon Altın Disk Ödülleri'nde En İyi 3 Sanatçı'dan biri olarak ödül almaya hak kazandı.(2PM ve B2ST ile beraber.)
  • Aktörün bu yıla kadar çıkardığı birçok albüm ve single'ı var.
  • Aktörün en ünlü dizileri;You Are Beautiful (2009),Mary Stayed Out All Night (2010),Love Rain (2012),Pretty Man (2013),Daebak (2016)'dır.

Jang Geuk Suk'un Baby and I filmini izlemiştim.Doğrusunu söylemek gerekirse berbattı.Çok saçma diyaloglara ve olay örgüsüne sahipti.Yukarıda da belirttiğim gibi ilk izlediğim dizisi You Are Beautiful'du.Ağladığı sahnelerde onunla birlikte ben de ağladım :( Bakınız:



Love Rain izleme listemde.7.bölüme kadar izlemiştim 2-3 sene önce fakat yarım bırakmak zorunda kaldım.İzlediğim zaman ayrıntılı bir post yazacağım inşallah. (İZLEMEDİ)

Beethoven Virus'u izlemek istedim lakin Geuk Suk'un ikinci adam olduğunu öğrenince hemen listemden çıkardım.Fakat 2008'deki Geuk Suk'u merak ederseniz:

Adam gram değişmemiş :)

Aktörümüzün bebişlerle arasıda pek bir iyi :)







Sizin Jang Geuk Suk hakkındaki düşünceleriniz neler?

İzlenesi K-pop Klipleri 2

İzlenesi K-Pop kliplerinin ikinci partı ile karşınızdayız.İlk paylaştığım şu posttaki şarkıları,şarkıların kliplerini ne kadar beğendiniz bilmiyorum lakin bu yazımı daha özenle hazırladım.Birinci yazıdaki klipler ve şarkıları benim en çok sevdiğim kliplerdi.Bu post ise benim sevdiklerimle beraber,sizin sevdiğiniz K-Pop kliplerinden de fikirler alınarak hazırlandı.Ne demek istiyorum?K-Pop hayranı birçok arkadaşım ve takipçiler arasında oylama yaparak karar verildi bu duruma.İnşallah beğeneceğinizi umuyoruz.

Hazırsak buyrun başlayalım:

1)Exo-Overdose




Yakışıklı olduğu kadar yetenekli olan erkek grubu Exo'nun bu klibini izlemeye doyamayacaksınız.



2)CNBLUE-Cant Stop



Mükemmel klip koreografisiyle Cnblue,sizlere müthiş bir müzik ziyafeti sunuyor.



3)Bigbang-Sober


Bigbang'ı hiç bu kadar çocuksu görmemiştiniz...


4)4Minute-Crazy






Delirtmek onların elinde!Hyuna'lı 4minute üyeleri,sahneye sığmıyorlar!



5)Girls Generation-The Boys Out


Birbirinden güzel bu dokuz kızımızla iyi eğlenceler!



6)Hyuna-Roll Deep




Güzel Hyuna bu kliple seksiliğiyle göz dolduruyor.


7)f(x)-Electrick Shock


f(x) tarafından 'şok'lanmaya hazır mısınız?!







2 Temmuz 2016 Cumartesi

Çaylak Oyuncudan Mükemmel Bir Yapım:The Magician 2015


Kore film sektöründe yavaş yavaş iyileşme belirtileri görülmeye başlandı.Bunun kanıtlarından biri ise The Magician.Çaylak Yoo Seung Hoo'nun profesyonel anlamda oynadığı ilk başrol filmi.Baş aktrisimiz ise Go Ara.


Konusundan bahsedecek olursak;

Yoo Seung Ho,Joseon Hanedanlığı döneminde halkı eğlendiren ünlü bir sihirbazdır.Joseon Hanedanlığı Çin'e boyun eğmek zorunda bırakılmıştır bu yüzden Joseon Kralı kızını Çin Kralı ile evlendirmek zorundadır.Joseon Kralı ise bunu istememektedir;bu vesileyle uzak akrabalarının kızlarından birini (Go Ara) kızı olarak göstererek Çin Kralı ile evlendirecektir.Çin'e yapılan yolculukta kısa bir konaklama zamanında Seung Ho ile Go Ara karşılaşır ve yavaş yavaş birbirlerine aşık olmaya başlarlar.


Yoo Seung Hoo'yu I Miss You'da izlemiş,'Bu çocukta iş var.' demiştim.Haklı çıktığım içinse fena halde mutluyum.Başrolü Park Min Young ile paylaştığı Remember'ı izlemedim lakin eleştiriler olumlu yöndeydi.Bu filmle ise Yoo Seung Ho deyim yerindeyse devleşmiş.


Film hakkındaki yorumlarım;,
  • Öncelikle filmi altyazılı izlemelisiniz.Dublajlı halinin bu kadar çekici olduğundan şüpheliyim.
  • Standartların üstünde bir film olduğunu söyleyebilirim.Asya filmlerini çöpten farksız bulurum genelde lakin Yoo Seung Hoo filmi bir üst seviyeye taşımayı başarmış.
  • Film 2 saat ve ister istemez değişmeyen bir durağanlık var.Buna rağmen filmin sizi çeken bir yönü de var bu yüzden bırakamıyorsunuz.
  • Yoo Seung Ho ile Go Ara uyumuna bayıldım.
  • Go Ara'yı ilk defa izledim ve oyunculuğunu çok beğendim.
  • Yoo Seung Hoo rolüne müthiş bir aşkla bağlanmış.Adam sihirbaz olarak doğmuş sanki.
  • Bazı sahneler ziyadesiyle mübağalaydı.Joseon dönemi sihirbazlıklarının bu kadar ileri bir seviyede olduğunu pek sanmıyorum.
  • Filmde hoşuma giden repliklerden bir tanesi de Go Ara'nın şu repliğiydi:''Meraklı gözlerin olmadığı,kimsenin kimseyi satmadığı ve kimsenin beni yargılamadığı bir dünya istiyorum.''
  • Filmde Yoo Seung Hoo'nun saçlarına sinir olabilirsiniz (sizi suçlamam).Özellikle sağ gözüne indirilmiş perçemine.Özel bir nedeni var aslında.Bunu da film ilerledikçe anlayacaksınız.
  • Filmin final sahnesini hala kavrayabilmiş değilim.Eğer anlayan izleyicilerimiz olursa beni de bilgilendirsin lütfen :)
  • Bir insan bu kadar güzel gülebilir.Sırf bu gülüş için filmi yeniden izleyebilirim.Bakınız:









Filmi izlememek büyük bir kayıp değil ancak izlerseniz de pişman olmazsınız.Filmi izleyenleri aşağıdaki spoiler kısmına alalım :)


Not:Bu bölümden sonrası spoiler içerir.


  • En çok güldüğüm sahne ikisinin yokuş aşağı yuvarlandıktan sonra Go Ara'nın Seung Hoo'ya arkadan arkadan kafa atmaya çalışmasıydı.
  • Saçmalık olarak nitelendirdiğim yerlerden biri de görme engelli noona'nın sanki her şeyi görüyormuşcasına tavırlar sergilemesiydi.
  • Yan roldeki ikinci sihirbazdan nefret ettim.Allah'tan öldürdüler adamı da içim bir parça rahatladı.
  • Film mutsuz bir sonla bitseydi eğer filmi bu kadar göklere çıkaracağımı pek düşünmüyorum.
  • Final o kadar gayrimuayyen ki yorum bile yapamıyorum.


Sonuç olarak güzel film fakat burada filmden ziyade Yoo Seung Ho ön plana çıkmış.Yoo Seung Hoo'yu izlemiş olmak için bile izleyebilirsiniz.Film izlerseniz eğer buradayım,yorumlarınızı bekliyorum :)

Tanıyalım:Park Yoo Chun



İki gündür ne hakkında yazsam diye düşünürken,ünlü K-Drama oyuncularının kısa tanıtımlarını teker teker paylaşımlar şeklinde yapmayı düşündüm.İlk paylaşımıma ise bu aralar gündemi fazlasıyla meşgul eden Park Yoochun ile başlayayım dedim.


Park Yoochun,JYJ grubunun eski üyesiydi Daha sonra gruptan ayrılarak oyunculuk kariyerine devam etmek istedi.İyi ki de böyle bir karar vermiş.Şu zamana kadar oynadığı dizilerin kalitesinin eleştirisi bile mümkün değil.Fakat son zamanlarda yaşadığı birtakım olaylar kariyerine gölge düşürmekten başka bir işe yaramadı maalesef.Buna yazımızın devamında ayrıntılı olarak değineceğiz.



  • Sahne adı Micky Yoochun(Amerikan ismi aynı zamanda).Micky Korece'de gizli silah demek.
  • Ünlü aktörümüzün şuan ki yaşı 30.
  • Aktör 2010 yılında oynadığı Sungkyunkwan Scandal dizisiyle asıl başarısını yakalamıştır.(önceki dizilerine değinmenin pek bir lüzumu yok)
  • 2011 yılında Miss Reply dizisni çekmiş,dizi çoğu kesim tarafından sevilmiştir.
  • Zirveye oynadığı dizileri ise 2012 yılındaki Rooftop Prince ve I Miss You'dur.
  • 2014 yılında çektiği 3 Days isimli dizisi öncekiler kadar sevilmese de elle tutulur bir başarı yakalamıştır.
  • 2015 yılında ve askere gitmeden önce çektiği son dizisi ise The Girl Who Can See Smells'tir ve eleştirmenler tarafından iyi bir not almayı başarmıştır.


Park Yoochun askerlik görevini devam ettirirken iken 4 ayrı kadın tarafından cinsel saldırı suçlamasıyla açığa alındı.Karakolda ifade verdi fakat bu olay aktörün parlak kariyerine leke sürmekten başka bir işe yaramadı.Ajansının yaptığı açıklamaya göre Park Yoochun artık eskisi gibi olamaz.Umarım bu demek değildir ki bir daha o güzel yüzü dizilerde göremeyeceğiz.


Başta Soong Joong Ki ile yetişkin barına gitmesiyle netizenler tarafından ağır bir eleştiriye maruz kaldı.Daha sonra bu saldırı olayı baş gösterdi.Ben doğru olmasını istemiyorum ve zannımca bir aktör (özellikle ünü bütün Asya'ya yayılmış bir aktör) böyle durumların içine düşmekten kendini sakınır,sakınmalıdır da.O yüzden bu olaylar bana pek gerçekçi gelmedi.Ben isterim ki suçlamalar düşsün ve askerden döndükten sonra oynadığı o müthiş dizileriyle bizi eğlendirmeye devam etsin.

29 Haziran 2016 Çarşamba

Havalimanında Hain Terör Saldırısı


Duyarlı bir vatandaş olmak adına böyle bir paylaşım yapmasak olmazdı.Ve şuan herkesi duyarlı ve özenli bir vatandaş olmaya davet ediyorum.

Terör yıllardan beri ülkemizde.Pkk vardı,daha sonra Işid çıktı Pyd çıktı ve daha bir sürü terör örgütü...Önce İstiklal Caddesi'nde yaşanan patlama,daha sonra Ygs çıkışı birçok öğrencinin bulunduğu Ankara Kızılay Meydanı'nda gerçekleştirilen kanlı saldırı.Bunları takip eden Bursa,Gaziantep patlamaları ve daha nicesi.Hepsi kalbimizi derinden yaraladı.Hepsi bizim çocuklarımız,annemiz,babamız,askerimiz,polisimizdi.

İnst'ram'a F'book'a giriyorum,şehitlerimize başsağlığı dileyen paylaşımların altında saçma sapan yorumlar.Bu yorumları yapanların amacı ne,bilmiyorum.Fakat cahil olarak nitelendirilebilecek bir kesim bu insanlar.Dertleri tasaları sadece gereksiz bir tartışma ortamı yaratıp ortadan kaybolmak.

Şuan açıklanan şehitlerimizin sayısı 41.Lakin gerçek rakam hiçbir zaman açıklanmaz,vatandaşları korkutmamak adına.Ve bunu üzülerek söylüyorum,benim amcamda o saatlerde havalimanındaydı.Allah'tan diğer taraftaymış da başına kötü bir şey gelmemiş.Nedense daha fazlası olmuş da,amcam bizi telaşa düşürmemek için söylememiş gibi hissediyorum.Patlamadan hemen sonra vatandaşın biriyle röportaj yapıldı ve rehin alındığını ifade etti.Umarım böyle bir şey olmamıştır.

Bu saldırılar ülkenin imajını ve ekonomisini kötü etkiliyor ister istemez.Doğuya bu yıl hiç turist gelmedi,denize kıyısı olan büyük şehirlerimize gelenlerde ise geçen seneye oranla müthiş bir düşüş yaşandı.Diğer ülkeler vatandaşlarına ''Türkiye'ye gitmeyin!'' uyarısında bulunuyor.

Bu saldırılar her zaman yaşanacak,bu kaçınılmaz bir gerçek.Fakat umarız bizim ülkemizde yaşanmaya devam etmez.Hepimiz yastayız ve ölen kişilerin yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.


Hint Dizileri Bağımlılığı


Öylesine bile uğramadığım Kanal 7'ye bu aralar sıklıkla uğruyorum.Nedeni ise yayınlamaya başladıklarından beri reyting rekoru kıran Hint dizileri.

Yayınladıkları ilk dizi Bir Garip Aşk'tı ve deyim yerindeyse reytingleri salladı.Sosyal medya dahil her yerde lafı edilir oldu.Arkadaşımın tavsiyesiyle ''Neymiş bakiyim bu?'' diye uğradım ve bir anda bağımlısı oldum.

Bazı saçmalıklar yok değil,hatta bir dizide görmeye dayanamayacağım bir sürü saçmalıklar var.Örneğin;

  • Bir erkek bir kadına bakıyor ve bu bakışma yaklaşık 10 dakika boyunca sürüyor.
  • Kızın saçları nereden olduğu bilinmeyen bir rüzgarla durup dururken oradan oraya savruluyor.  

Bazı özellikleri ise bizim alışık olmadığımız türden:
  • Her bölüm 20 dakika fakat Kanal 7 bir seferde 6 bölüm yayınlıyor.
  • Bölüm sayıları 400-500 gibi aşırı seviyelerde fakat bölümlerin kısalığı göz önüne alınınca dizi sıkacak düzeyde ilerlemiyor.
  • Başroldeki adam her zaman kötü bir adam oluyor ve kesinlikle çocukluğundan kalan bir travması bulunuyor.
  • Hiçbir zaman ikinci adam itemi olmuyor.
  • İki başrol mutlaka zorunluluktan evleniyor ve bu vesileyle birbirlerine aşık olmaya başlıyorlar.
  • Başroldeki adam kıza başlarda sürekli acı çektiriyor ya da intikam alıyor.
  • Başroldeki adamlar sürekli yakışıklı yüzlerden oluşuyor :)
  • Kızlar hep saf,hep temiz ve intikam alındığı zamanlar aşırı itaatkar oluyor.Yav kardeş bi' bağır-çağır,tokat at,sen de ondan intikam al.Yok bunlar,yok!

Bir Garip Aşk'taki adam nasıl oyuncu olabildi hala şaşıyorum.O kadar kasıntı ve öfkesi inandırıcılıktan o kadar uzaktı ki...Yürüyüşünde bile bana saç baş yoldurtan bir tip kısacası.Bahsettiğim şahıs:

                                     Aktrisimizin adı Sanaya Irani-Aktörümüzün ismi Barun Sobti


Bir Garip Aşk'tan sonra beklentiler fazla yükseldi ve Hint dizilerinin tuttuğunu gören Kanal 7,farklı dizileri yayına koymaya devam etti.

İkinci dizimiz Sensiz Olmaz'dı.Bir Garip Aşk'taki kızı burada da gördük fakat iyi mi kötü mü bilemedik.Dizi ilerledikçe iyi olduğuna karar verdik fakat sonra adamın peşinden koşan yapışkan bir kıza dönüşünce nefret ettik.En azından ben.Kız adamın peşinden koşmaya başladığı anda diziyi bıraktım.Lakin başroldeki adama azıcık,küçücük,birazcık aşık olmuş olabilirim :) Bakınız:

Aktörümüzün adı Ashish Sarma

Şuan Yalancı Bahar adında yeni bir dizi başladı.Farkındayım,ismi bizim entrikalı ve bir o kadar da saçma Türk dizilerini anımsatıyor.İki başrolde çok hoşuma gitti.Özellikle de bu başrol :)

            Aktörümüzün adı Vivian Dsena


Ne kadar saçma olsa da hala izlemeye devam ediyorum.Umarım hayırlısıyla sonunu getiririz.


En Güzel Kore Filmi:Daddy Long Legs

             
              Evet,ismi çok garip,evet posterler berbat ve evet eski bir yapım.Fakat bunlar o kadar gereksiz bahaneler ki.Bu filmi izlemediğim her günümü boşuna geçirmişim.Çok sevdiğim bir blogger sayesinde bu filmi izledim.2 sene önce rastlamış,ilk on dakikasını izlemiş 'Bu ne ya!' diyerek ekranı kapatmıştım.Fakat uzun zamandır film izlemeyen ben,bu filmle birlikte dizileri bırakmaya bile karar vermiş olabilirim (bırakmadı).

               Korece ismi Kidari Ahjussi,yani Bekleyen Adam gibi bir anlamı var.Sevgili Nabrut sayesinde küçükken okuduğumuz Örümcek Dede hikayesinden alıntı olduğunu öğrendim.Fakat ayrıntılar pek hatırımda değil sadece bir adamın gizlice bir kıza yardım ettiğini hatırlıyorum.Peki Daddy Long Legs niye bizim lügata Örümcek Dede olarak geçmiş?İşte sebebi:

              
          Daddy longs diye adlandırılan aslında bu örümcek ve bizim sonuç odaklı Türk kafalarımız hikayeye direkt bu ismi vermeyi uygun görmüş.


                 Oyuncularımız Ha Ji Won ve hala nerede gördüğümü hatırlayamadığım Yeon Jong Hun.Yani bu çekici şahsiyet:


                 Ha Ji Won'un olmadığı kaliteli bir yapım yokmuş,bunu anladım.Pardon!İlk izlediğim ve beni Kore filmlerinden soğutan Bay Kibirli ile 100 Gün filmi.Hazır bahsetmişken,sakın bu filmi izlemeyin.Mantık dışı başka bir film daha yok.Ha Ji Won'un acemilik zamanlarına da bu filmle tanık olmuş oluyoruz maalesef.


Filmimizin Konusu:Ha Ji Won küçükken anne ve babasını kaybetmiş ve bir nevi kendi kendini büyütmüştür.Kendisine bir zaman sonra gizemli biri mektuplar ve hediyeler göndermeye başlar.Ha Ji Won yüzünü görmediği bu adama 'Kidari Ahjussi' lakabını takmıştır.Acaba bu ikisini ne gibi bir neden bir araya getirecektir?

             Filmden çok fazla bahsedip spoiler vermek istemiyorum.İzleyip görmelisiniz.Ve hala izlemedi iseniz mutlaka izlemelisiniz!



Not:Bu bölümden sonrası spoiler içermektedir.

Film hakkındaki yorumlarım;

  • Bu filmin bana en büyük getirisi Yeon Jong Hun'u tanıtmış olması.
  • Başrolün kızımıza aşık olduğunu biliyordum fakat aşkının bu kadar tutkulu olması,beni müthiş bir kıskançlığa itti :)
  • Ahjussi denilince benim kafamda şekillenen zengin bir iş adamıydı.Yani sınıf arkadaşının büyük aşkı çıkması beni baya şaşırttı.
  • Filme beni yakın kılan nedenlerden biri ise Ha Ji Won'un ellerine yaktığı kınalardı.Bu bana biraz da A Millioners First Love filmini anımsattı.
  • Hyun Bin'i yan rolde izlemek beni hem şaşırttı hem de mutlu etti.
  • Beni can evimden vuran replik ise şuydu:''O gün asansöre koşmadan önce seni kütüphane de görmüştüm.Seni ilk gördüğüm zaman bana o kadar tanıdık gelmiştin ki sana aşık olduğumu biliyordum.Komik değil mi?Bir yabancıya aşık olmak.''


                Film beni derinden etkiledi ve uzun sürede etkisinden çıkabileceğimi sanmıyorum.Sizin film hakkındaki yorumlarınız neler?Benim kadar etkilendiniz mi yoksa o kadar da hoşunuza gitmedi mi?